Gönül Heybesi
Yandığın Kadar
Cana bir kor düşer, dile ah gelir,
Gözlerin sel olur, ömür şah gelir.
Tarifi imkânsız, bir eyvah gelir;
Aşk sandığın kadar değil, yandığın kadardır,
Kendi küllerinde uyandığın kadardır.
Gönül bir kafestir, çırpınır durur,
Hasretin rüzgârı, yüzüne vurur.
Mecnun'un çölleri, ruhunda kurur;
Aşk sandığın kadar değil, yandığın kadardır,
Hicranın rengine boyandığın kadardır.
Gülün dudağından, süzülür keder,
Yoluna can koyan, dünyayı neder?
Kaderin kalemi, ayrılık öder;
Aşk sandığın kadar değil, yandığın kadardır,
Gecenin bağrına dayandığın kadardır.
Ne derman kâr eyler, ne ilaç sızar,
Yaralı sineni, bir bakış kazar.
Alnına sevdayı, gizli el yazar;
Aşk sandığın kadar değil, yandığın kadardır,
Yarin kapısında dolandığın kadardır.
Sükûtun içinde, bin feryat saklı,
Zemheri ayında, bahar yasaklı.
Bu dertli seferde, divane haklı;
Aşk sandığın kadar değil, yandığın kadardır,
Vuslatı bir ömür bulandığın kadardır.
By Kaptan