Kaptanla Şiir Gemisi - By Kaptan

Telafisi İmkansız İhtimal

Aslında faili meçhul bir intihar teşebbüsüydü,
Seni mühürlü dudaklarının kıyısından tanımak.
Bir mevsimlik sevdaydı bu; yandı, geriye isli bir veda kaldı,
Ey kirpikleri mülteci kampı, bakışları yasak kadın!
Madem bu aşkın ruhumdaki vizesi doldu,
Sürgün et artık o yetim kalan ellerini ceplerine;
Ne bir rüzgâr olup essinler viran gönlümde,
Ne de savrulup çarpsınlar bu yorgun yüzüme.

Boynunda kayıp bir medeniyetin alfabesi saklıdır belki,
Lakin ben o "tence" okumayı bir gecede unuttum.
Şimdi dilsiz bir sükûtun saçağında bekliyorum gidişini;
Öylece, olduğu gibi, bir uçurumun kıyısı gibi biliyorum...
Sahi, hangi adaletin terazisine sığar bu hazin hırsızlık?
Giderken uykularımı da heybene uyduruk bir eşya gibi doldurman;
Anlatmaya mecalim yok içimdeki bu dar enkazı,
Zira koca bir gökyüzünü sığdıramadım o daracık odalara.

Yandım; bir yangından geriye ne kalırsa o kadarım işte,
Anlatacaklarım; küllerin rüzgâra fısıldadığı o dumanlı alfabede.
Vaktiyle "dizim kanadı" diye göğü inleten o küçük masumiyet,
Şimdi ruhundaki derin yarıkları, gülüşünün makyajıyla örtmekte.
Zaman; kanayan kalpleri öğüten dilsiz ve devasa bir değirmense,
Yayından fırlayan her ok, en çok gerildiği yerden çıkar sefere,
Zirveye sevdalı o mağrur ve dik duran her ulu çınarın sırrı bile,
Aslında toprağın kalbine en derin diz çöktüğü o karanlık köklerde.

Ve bugün, o kırılan omurgamdan sızan ışıkla anladım;
Işık, ancak en derin çatlaklardan sızarmış içeriye...
Sen şimdi gidiyorsun ya, ihtimaller de ölüyor peşisıra,
Bir kentin ışıklarının sönmesi gibi, sessiz ve kati.
Aranda kaldığım o araftan, o telafisi imkânsız boşluktan,
Sana değil, senin bende bıraktığın o uçuruma bakıyorum.
Güle güle ey varlığıyla yokluğunu takas eden tüccar,
Zira bu iflası ancak senin gibi bir gidişle ödeyebilirdim.

by kaptan