Gönül Heybesi
Gönül Defteri
Asalet hırkası özde kasılan
Saf ipekte, süste, kürk de değil
Kendini bilmektir yola basılan
Huzur dediğin o mülkte değil
Nice mertlik deyip öne atılan
Saman altından su yürütmez değil
Gönül kalesine mızrak katılan
Kalleşliği erlik saymış da değil
Bir üzüm tanesi kırka bölünen
Bizim soframızda yabancı değil
Özünü bilip de Hakka bürünen
Bu fani dünyada hancı da değil
Gözünden dökülüp yere saçılan
O yaşlar boş yere akar da değil
Eski yaralardan derin açılan
Sızılar gülünce geçer de değil
Felek sillesiyle yere çakılan
Gurur tek başına derman da değil
Haram lokma diye boğaz sıkılan
O lokma kimsede kalır da değil
Sersefil gider o kibre kapılan
Zenginlik parayla, pulla da değil
Gönülde yatarsa aşka katılan
Her göz o serveti görür de değil
Vefasız elinden gönlü yıkılan
Sanma ki ettiği yanına değil
Geceler boyunca derdi yakılan
Gidenin yerini bulur da değil
Bir zaman can deyip bağra basılan
Gidince bir ömür biter de değil
Aşkın dar ağcına ruhu asılan
Her nefes ölümü tadar da değil
Kaptan'ım, ummanda dibe takılan
Bu dünya kimseye baki de değil
Kibirle yürüyüp göğe bakılan
O başlar toprakta kalır da değil
by kaptan