Gönül Heybesi
Geceye Düşen Gölge
Denize bakınca, mazi uyanır,
Şehrin kalbinde hep, efkâr yaşanır.
Kubbenin alnında, sükût birikir,
Zamanın çarkında, her an eskidir.
Sokaklar bir nehir, akar karanlık,
Ruhumda bir yara, eski pişmanlık.
Kandiller yanarken, gölgeler uzar,
Her köşe başında, bir hayal sızar.
Taş duvarlar anlatır, bin yıllık gamı,
Yorgun pencereler, bekler akşamı.
Gözlerin bir liman, sığınılacak yer,
Lakin bu fırtına, her şeyi biçer.
Eski bir plaktan, sızan o makam,
Sessizce dağılır, bitince akşam.
Mazi bir aynadır, yüzü tozlanmış,
Gelecek bir sırdır, henüz yazılmamış.
Kimin bu hikaye, kimin bu veda?
Gök kubbede kalan, sadece bir seda.
Hasılı ey yolcu, bu yol bitmeyen,
Gerçekten ötedir, o hiç gitmeyen.
Dünya bir handır ki, konan göçer tez,
Hakikat dediğin, kalpte bir merkez.
Sükûtu mülk edinen, maziye sarar,
Kendi içindeki güneşi, bir lamba diye satar.
By Kaptan