Gönül Heybesi
Garipçe
Garipçe kıyısı, dalga derinde,
Düğümlendi mazi, her bir yerinde.
Döküldü yaşları, doldu özüne,
İnandı bu gönül, her bir sözüne.
Anlattı derdini, ruhu biçare,
Açılmış içinde, binlerce yare.
Ağladı geçmişin, acı iziyle,
Yıkandı yüreği, sevgi diziyle.
Omuzda buluştu, yaşlar sessizce,
Isındı soğuklar, bitti her gece.
Merhamet büründü, mahzun yüzüne,
Dokundu ellerim, onun gözüne.
Yalnızlık bir yüktü, ruhum virane,
Aşk geldi aniden, buldu bahane.
"Çek patilerini" dedin neşeyle,
Dokundun ömrüme, tatlı bir dille.
Buluştu ellerin, sıcak eliyle,
Süzüldü kelamlar, aşkın seliyle.
Kaderin yazdığı, gizli geceyle,
Bağlandım ben sana, tek bir heceyle.
Bilmezdim ruhunda, esen yelini,
Bipolar sarmış bak, gönül telini.
Bir mazi saklıymış, derin özünde,
Fırtına koparmış, her bir sözünde.
Sonradan öğrendim, ağır gerçeği,
Soldurdu içimde, açan çiçeği.
Güvensiz bir boşluk, doldu içime,
Baktım o an sendeki, garip biçime.
Bin kere sarsıldı, bendeki güvenle,
Yıkıldı hayaller, giden trenle.
Aldattın ruhumu, sahte yüzünle,
Baş başa bıraktın, beni hüzünle.
Yine de merhamet, sızdı derine,
Kimseyi koymadım, senin yerine.
Yıkılan güvenin, ağır iziyle,
Bakıştık kaderin, hüzün gözüyle.
Acabası olmaz, artık sevginin,
Rengi hiç değişmez, kalpte renginin.
Göz gördüğüne ram, gönül bilince,
Aşılır engeller, sevda gelince.
Sözümüz mühürdür, bizdeki öze,
Gerek yok artık hiç, başka bir söze.
Karıştı ruhumuz, tek bir bedene,
Bakmadık maziye, çekip gidene.
Bu yolun sonu ki, ağır bir çile,
Düşürse de bizi, dertli bir dile.
Bu yemin ulaştırır, bizi güneşe,
Sevdamız mühürdür, sonsuz ateşe.
By Kaptan