Gönül Heybesi
Düşme
Düşme...
Düşersen kolundan tutup kaldıranın,
Acını yüreğinde paylaşanın olmaz.
Yorgunluğuna aldırmaz kimse,
Dönüp de ardına bakanın olmaz; sakın düşme.
Düşme...
Sakız olursan eğer kirli ağızlarda,
Düğümlenir hıçkırıklar boğazında.
Yutkunsan boğulur, yutmasan dağılırsın,
Kimse durmaz yanında, yalnız kalırsın.
Düşme; kalkmaya mecalin kalmaz, viran olur ahvalin,
Sancılanır durmadan o masum kalbin.
Ne Lokman hekim gelir, ne derman bulunur,
O zaman hayatın boşluğu, sertçe yüzüne vurur.
Şifayı dostluklarda, arkadaşlıklarda arama;
Kızma seni aldatanlara, boşa yorulma.
Ne onlar vazgeçer bu hırstan, ne senin yangının söner,
Kurşun olup yağsan da yalnızlığa;
Milyonluk kalabalıklarda ruhun yine sana döner.
Düşme; ardında dağ dediklerin bir bir silinir,
Feryadın yankılandıkça kimsesizliğin bilinir.
"Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar,"
Kıymeti kalmaz artık, dökülse de yaşlar.
Haksızlık etme o sadık yalnızlığına,
Bir o kaldı baksana, bunca yıl yanında.
Derdini sorsalar da sakın kanma onlara;
Anlamak için değil, hançer saplamak için sırtına...
Yıldızlar çekilirken gözlerinden bir bir,
Zifiri karanlıklar bakışlarına hapsolur.
Dişlerinle sökmek istersin ruhundaki acıyı,
Kanarsın da... Kimse sarmaz o derin sızıyı.
Hüzünlerin umutsuzlukta demlenir artık,
Boğazındaki kördüğüm çözülmez, kalır yarım.
Kırk yıl hatrı yoktur artık bir fincan kahvenin,
Menfaat pazarında ederi yoktur sevginin.
Sen kendi hesabını bil, harcatma kalbini beleşe,
Değeri kadar yer ver, insan görünen mahluka.
Ne acıdığını bilsinler, ne yıkıldığını görsünler;
Dimdik dur ki; "mış gibi" yapanlar yenilsinler.
Düştüğünü görürlerse mevlidin bile okunmaz,
Düşe kalka geldiğin bu yol, sensiz yürünmez.
Düşme; doğruların yargılanır, dostluğun hiçe sayılır,
Bak, etrafındaki herkes menfaatine bayılır.
Geçer yelkovanlar akrebi, aylar yılları kovalar,
Eski dostluklar da biter, ömür gibi solar.
Bu yalan dünyada dizlerin titrerse tutunacağın, yine kendi bileğindir;
Seni düştüğün o kuyudan çıkaracak tek hükümdar, kendi yüreğindir.
By Kaptan