Sözün Rotası

Gürültüden geçilmiyor, herkesin dili çok, özü eksik,
Gönül terazisi bozuk, bu çağın her şeyi biraz kesik.
Biz mürekkebin namusunu, sükûtun heybetini bildik,
Sözün rotası bellidir; ya dosdoğru gel, ya hiç gelme...

İçimizdeki Gurbet

Milyonlarca "yüz" arasında, bir "can" bulmak artık maharet,
Kime sığınsan el olur, herkes kendi dünyasında esaret.
Dışarısı bayram yeri, içimizde bitmek bilmez bir gurbet,
İnsan en çok kendi sesinden kaçarken, kendine geç kalır.

Maskeler ve Aynalar

Dost postuna bürünenler arkadan kazar kuyu,
Yalancı, riyakar eller zehirli içer suyu.
Sığmıyor dar kalıplara bu asi, yorgun ruhumuz,
Sahte yüzler kırılıp dökülsün, bitsin bu uyku!

Son Hesaplaşma

Fırtına dindiğinde anlarsın; kim fenerdir, kim ise sis,
Yola beraber çıktıkların, bazen en büyük, en derin is.
Liman dediğin sadece bir durak değil, son hesap yeridir,
Gemiyi yakıp gelmek gerek; ya bütünüyle kal, ya da git!

Uyanış Saati

Düşlerin boyası soldu, gerçeğe çıkan yollar kapalı,
Herkes kendi yalanında haklı, adalet çoktan yaralı.
Zamanın ellerinde eriyor ömrün en güzel baharları,
Uyan artık bu uykudan; hayat, beklemeyecek yarını.

Ömrümü Verdiğimden Vuruldum

Ömrümü sermaye ettim, her yarana merhem oldum,
Kışına baharı taşıdım, karanlığına kandil oldum.
Ben seni yuvam bilirken, sen bağrıma hançer vurdun;
En derin yaramı, uğruna can verdiğimden buldum.

Kaptanla Şiir Gemisi
Kelimelerin Limanına Hoş Geldin
Kaptanla Şiir Gemisi
“Burada zaman, saatin tik taklarında değil; bir mısranın nefes alışında ölçülür.”
On altı heceye sığan koca bir ömürdür bu…

Bazen tek bir “elveda”nın yıllarca dinmeyen sızısı, bazen gecenin en koyu yerinden doğan bir şafağın sönmeyen umudu… Bazen söylenememiş bir sözün boğazda bıraktığı düğüm, bazen de yıllar sonra hatırlanan bir gülüşün insanın içine ansızın düşürdüğü bahar…

Herkes kâğıdın üzerindeki harflere bakar; ben ise o harflerin sustuğu yere… Mısraların ardındaki gizli mimariye, her duygunun yükünü taşıyan görünmez kolonlara, iki kelime arasına saklanmış koskoca hikâyelere bakarım.

Çünkü bazı şiirler okunmaz; hissedilir. Bazı kelimeler kulağa değil, insanın yıllardır kimseye açmadığı bir yarasına söylenir.

Zira şiir, kelimelerin yan yana gelmesi değildir yalnızca; ruhun en karmaşık denklemlerinin birkaç sade kelimeyle çözülmesidir. Bir ömrün kırgınlığını tek dizeye, yılların hasretini tek nefese, koca bir vedayı bazen yalnızca bir susuşa sığdırabilme sanatıdır.

Zihnimin uzun koridorlarında algoritmalar bile şiirleşir burada. Mantık duyguyla kavga etmez; onun elinden tutar. Kelimeler ise belirsiz denizlerde yolunu kaybedenlere birer pusula, karanlık gecelerde kıyıyı arayanlara uzaktan görünen birer fener olur.

Deniz sakin olduğunda herkes kaptandır; asıl hikâye, gökyüzü karardığında ve dalgalar geminin gövdesine vurmaya başladığında yazılır.

Hayat da böyledir işte… Bizi kıyıda değil, fırtınalarda sınar. Aldığımız darbeler bazen içimizden bir şeyleri koparır; bazen de bizi hiç olmadığımız kadar sağlamlaştırır.

Ve tıpkı dalgaların yıllarca dövdüğü bir taşın sonunda kendine has bir şekle kavuşması gibi, yaşadığımız her acı, her ayrılık, her özlem ve her yarım kalmış hikâye kelimelerimizi biraz daha derinleştirir.

Biz bu gemiyi yalnızca kuru seslerle yürütmedik. Yelkenlerini özlemle açtık, rotasını akılla çizdik; fırtınalarını sabırla geçtik.

Kalbin en derin frekanslarını mantığın süzgecinden geçirip her mısraya biraz kendimizden, biraz yaşanmışlıktan, biraz da kimseye anlatamadıklarımızdan bıraktık.

Bazı insanlar hikâyelerini anlatır…

Bazılarıysa hikâyelerinden şiir yapar.
Hoş Geldin
Burası Bir Liman

Burası yalnızca kelimelerin sıralandığı statik bir sayfa değil. Burası duygunun dijitalle harmanlandığı, geçmişin gelecekle, aklın kalple, gürültünün sükûtla buluştuğu bir liman.

Burada yarım kalan cümlelerin de bir anlamı, suskunlukların da bir sesi vardır.

Burada zaman, saatin tik taklarında değil; bir mısranın nefes alışında ölçülür.

Bir dize bazen seni yıllar öncesine götürür. Bir kelime unuttuğunu sandığın bir yüzü yeniden karşına çıkarır. Bir şiir, yıllardır kapalı tuttuğun bir kapıyı tek dokunuşla açabilir.

Ve belki de gecenin bir vakti burada duyacağın tek bir mısra, sana çoktan unuttuğunu sandığın bir şeyi yeniden hatırlatır:

⚬ Sevmeyi…
⚬ Özlemeyi…
⚬ Affetmeyi…
⚬ Ya da artık geride bırakmayı.

Çünkü bu yolculukta her şiirin bir limanı, her suskunluğun bir hikâyesi ve her insanın içinde kimseye okumadığı bir şiiri vardır.

Bizim işimiz o şiiri yazmak değil yalnızca…

[ Onu duyabilmek. ]
Hoş Geldin
Kaptanla Şiir Gemisi
[ Burada kelimeler yolcu değildir. Rotayı onlar çizer. ]
```

Sözün Rotası, Gönül Limanı... ↓

⎨   by kaptan - En Son Seslendirdiği Şiir Videosu⎬

Deneyimin Estetiği

  Onca yılın süzgecinden geçen tecrübe bana şunu fısıldadı: Kelimeler sadece birer araçtır; asıl mesele, o kelimelerin ardındaki sessiz hislerin hangi makamda konuştuğunu keşfetmektir. Şiirle harmanlanmış bir ömür; otoritenin gürültülü dilini değil, sükûtu seçen vakur bir bilgeliği doğurur. Özgünlük, ancak tutkuyla azmin izdivacından peyda olur. Yılların eleğinden süzülerek gelen her duygu, artık nerede duracağını ve hangi sözle vücut bulacağını bilen olgun bir ruhtur.

 

Kelamın Hakikati

   Şiir, fani olanın sonsuzlukla kurduğu en mahrem diyalogdur. Dile dökülemeyen sızıları tartıya çıkarmak; kalabalıklar içinde yalnız kaldığında, ruhu ayakta tutan o kadim ve sarsılmaz kelimelere tutunmaktır. Sanat, yüksek perdeden bir gürültüye muhtaç değildir; o, ancak sükûnetin derinleştiği kalpgâhından okunur. Çünkü bir dize, teknik kusursuzluğundan ziyade, samimiyetin zırhına büründüğü ölçüde bir başkasına temas eder ve ancak o kalpte kendi gerçek karşılığını bulur.

Sanatın Vakarı

Şiirle inşa edilen o uzun ve meşakkatli mesafenin sonunda, sadece şiir değil, şairin kendisi de bir vakar kazanır. Disiplin ve ciddiyetle harcanan mesai; sıradan bir sözü, ağırlığı olan bir beyana dönüştürür. Sözün de, sesin de ciddiyet kazanması; dildeki oyunlardan arınıp ruhun en saf haliyle tezahür etmesiyle mümkündür. Gerçek bir sanat eseri, geçici heveslerin değil, sarsılmaz bir adanmışlığın ve estetik bir ciddiyetin meyvesidir. Bu duruş, sözü ebedi kılan tek yoldur.

🇹🇷   by kaptan - yorumuyla şiirler 🇹🇷

by kaptan - Galeri

   Şiir; anlatılmak için değil, ancak ruhun kuytularında idrak edilmek için vardır. Bazen insanın içinde başıboş gezen bir fırtınayı usulca dizginler, bazen de en derin sessizliklere kimsesiz bir yoldaş olur. Ne sahte bir görkem peşindedir ne de abartılı bir gösteriş; o, hayatın en yalın ve en çıplak haliyle karşımızda durur. Şiir, sükûnetle okunduğunda ummana dönüşür ve samimiyetle döküldüğünde ancak kendi hakikatini bulur.

   Şiir, teknik bir anlatım biçimi değil; ruhta bıraktığı silinmez izin adıdır. Kimi zaman gür bir sesle gökyüzüne haykırılır, kimi zaman ise sadece içten bir fısıltıyla okunur; ama her iki haliyle de insana şahdamarından daha yakın dokunur. Çünkü gerçek bir şiir, ham bir duygunun billur bir kelimeye evrildiği o mukaddes andır. Okuyan, mısraların arasında kendi kayıp parçasına rastladığında; şiir işte o an asıl menziline ulaşmış demektir.

   Şiir; yaşanmış olanın sızısıyla, hissedilenin gizemi arasında kurulan ebedi bir bağdır. Okunduğu an bambaşka bir iklim sunarken, yıllar sonra bir dizede tekrar karşılaşıldığında yepyeni anlamların kapısını aralayabilir. Söyleyiş biçimi değişebilir, ses başkalaşabilir; lakin şiirin bıraktığı o kadim iz hep taze kalır. Bu yüzden şiir, her yüreğe farklı bir kapıdan girer ve her temas edişinde kendini yeniden var ederek sonsuz bir değer kazanır.

⚓️ by kaptan - Sosyal Medya ⚓️

Facebook Sayfamız

✒️by kaptan'ın kaleminden 🖋️

ORAN %0
/
SAAT 00:00
/
TARİH 00.00.0000